Parmak Çocuk Masalı

Bir zamanlar bir köylü vardı. Akşamları ocak başında oturup ateşi karıştırırken karısı da karşında iplik çekerdi. Bir gün adam,

Parmak Çocuk Masalı
Reklamlar
Reklamlar
Reklamlar

Bir zamanlar bir köylü vardı. Akşamları ocak başında oturup ateşi karıştırırken karısı da karşında iplik çekerdi. Bir gün adam, "Ne yazık ki çocuğumuz olmadı! Evimiz çok sakin, başka evlerse cıvıl cıvıl" dedi. "Evet" diyen kadın içini çekti. "Hiç değilse bir tane olsaydı! Parmak kadar ufak olsa bile sevinirdik ve bağrımıza basardık!" derken kadının dileği gerçekleşti. Çocuğun boyu parmak kadardı. Adını “Tom” koydular. Yiyeceğini hiç eksik etmedikleri halde çocuk bir türlü büyümedi. Köylü bir gün ormana gitmeye karar verdi; odun kesecekti. "Keşke bana arabayı getirecek biri olsaydı!" diye söylendi. "Ben sana arabayı getiririm baba, hiç merak etme; istediğin zamanda ormanda olacak!" dedi Tom. Tam ormana giriş yolunda oğlan iki tane yabancı adamın geldiğini gördü. Yabancı adamlardan biri diğerini kenara çekerek, "Dinle, bu ufaklık bize şans getirebilir. Onu alıp büyük şehirlerde para karşılığında halka gösteririz" dedi. Bu pazarlığı işiten Tom, babasının cebinden çıkarak kulağına, "Baba, beni onlara ver, ben nasıl olsa geri dönerim" diye fısıldadı. Babası onu iyi bir para karşılığında adamlara verdi. "Beni şapkanızın kenarlığına oturtun, arada sırada oradan aşağı iner, etrafa bakınır ve dolaşırım; merak etmeyin, düşmem" dedi Tom. Akşam olunca adamlar bir tarlada dinlenmeye karar vermiş. İstediği fırsat ayağına gelen Tom hemen bulunduğu yerden sıçrayarak tarlaya daldı ve birden arayıp bulduğu bir fare yuvasına giriverdi ve yuvanın derinliklerine kaçtı. Derken akşam oldu ve adamlar öfkeyle, ama elleri boş olarak yola koyuldu. Onların gittiğini fark eden Tom yuvadan dışarı çıktı. "Karanlıkta tarlada dolaşmak tehlikeli, kolayca bacağımı kırabilirim" diye söylendi. Aniden ayağı bir salyangoz kabuğuna çarptı. Geceyi kabuğun içinde geçirmeye karar verdi. Tam uyuyacağı sırada önünden geçen iki adamın "Şu zengin papazın altın ve gümüş takımlarını nasıl alsak?" dediğini duydu. "Ben sana söyleyeyim" diye lafa karıştı Tom. Hırsızlar sonunda onu bularak havaya kaldırdılar. Tom “içerden ne isterseniz onu size uzatıp veririm” dedi. Eve vardıklarında "Ne istiyorsunuz? Buradakilerin hepsini mi istiyorsunuz?" diye bağırdı Tom. Yan odada yatan aşçı kadın bunu duyunca uyanarak kulak kabarttı ve eve hırsız girdiğini anlayınca kapıya doğru geldi. Hırsızlar peşlerine avcı düşmüş gibi oradan kaçıverdiler. Tom da hiç görünmeden kendisini dışarıya, samanlığa attı. Aşçı kadın her köşeyi arayıp kimseyi bulamayınca tekrar gidip yatağına yattı ve gözü açık rüya görmüş olduğuna inandı. Tom saman çöpüne tırmanarak uykuya daldı. Gün ağarırken aşçı kadın hayvanlara yem vermek için yatağından kalktı. Doğruca samanlığa gitti, içinde Tom’un da yatıp uyuduğu bir kucak dolusu saman aldı. Tom uyandığında kendini geviş getiren bir ineğin ağzında buldu. Korkudan avazı çıktığı kadar bağırdı: "Taze yem atmayın bana! Taze yem atmayın bana!" O sırada aşçı büyük bir korkuya kapılarak efendisinin yanına koştu. "Aman Tanrım, inek konuştu!" diye haykırdı. "Sen çıldırmışsın!" diye cevap veren ev sahibi, neler olup bitiyor diye samanlığa kendi gitti. Tom yeniden "Bana taze yem atmayın! Bana taze yem atmayın!" diye haykırmaya başladı. Bu kez papaz da çok korktu . İneği kestiler, Tom da çalışıp çabalayarak kendisini dışarıya attı ama onu gören kurt kendisini hemen midesine indirdi. "Belki kurt anlaşmaya yanaşır" diye düşündü ve onun midesinden seslendi: "Kurt kardeş, sana göre güzel bir yiyecek biliyorum” diyerek babasının evini tarif etti. Kurt bir denileni iki etmedi ve eve giderek ambarda ne bulduysa mideye indirdi. İyice doyunca çekip gitmek istedi, ama karnı o kadar şişmişti ki, bulunduğu yerden dışarı çıkamadı. Tom da bunu hesap etmişti. Başladı kurdun midesinde hoplayıp tepinmeye; elinden geldiğince bağırdı çağırdı. "Sus, insanları uyandıracaksın!" dedi kurt. "Bana ne!" dedi ufaklık. Başladı yine var gücüyle bağırıp haykırmaya. Bu gürültüden annesiyle babası uyanarak ambara koştular, kapı aralığından baktılar. Orada kurdu görünce kaçtılar; adam bir balta, karısı da bir tırpan aldı. Tekrar ambara girerlerken, "Sen arkamda dur!" dedi adam. "Ben ona baltayla vuracağım”. Tom babasının sesini duyunca seslendi: "Babacığım, ben buradayım, kurdun karnında!" Babası sevinçle "Tanrı'ya şükürler olsun! Oğlanı bulduk" diyerek çocuğa zarar vermesin diye karısına tırpanı elinden bırakmasını işaret etti. Tom’u kurdun midesinden çıkardılar. "Ah, seni o kadar merak ettik ki!" dedi babası. "Evet baba, başıma neler gelmedi ki! Neyse ki şimdi yanınızdayım artık sizlerden ayrılmayacağım!" dedi. "Biz de seni dünyanın altınına değişmeyeceğiz!" diyen anne ve babası, Tom’u kucaklayıp öptüler. Ona bol bol yiyecek içecek verdiler ve yeni giysiler diktiler.

Tepkileriniz Nedir?

like
27
dislike
34
love
18
funny
4
angry
6
sad
4
wow
8
Reklamlar
Reklamlar
Reklamlar